arama

Işık Hızının Bu Kadar Yavaş Olmasının Sebebi Nedir?

Işık Hızının Bu Kadar Yavaş Olmasının Sebebi Nedir?
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Extra Extra

İskoç bilim insanlarından oluşan bir ekip, ışık hızını yavaşlatmanın bir yolunu bulduklarını açıkladı. Bilimciler, fotonları özel bir maskeyle yollayarak fotonların biçimini değiştirdiler ve bu ‘hatalı’ haldeki oldukça ufak ışık partikülleri, normal fotonlara oranla daha yavaş ilerledi.

Sürat farkı hemen hemen fark edilemezdi, fakat başarı bir hayli çarpıcıydı. Işık hızının kırılmaz, değişmez hız limiti saniyede 299.792.458 metre olarak duruyordu. Artık öyle değil!

Ama niçin herkes ışık hızını yavaşlatmak istiyor? Neticede zaten çok yavaş!

Bu sav, karayolunda saatte yalnızca 70 kilometre hızla ilerlemeye alışkın insanlar için garip olduğu gibi, kozmik bir ölçekte ise çok mantıklı. Şunu unutmayın: Gözlemlenebilir evren Dünya boyutuna indirgendiğinde Samanyolu Galaksisi ’ni dolaşmak, komşuyu ziyaret maksadıyla evin 3 sokak ötesine yürümek ile neredeyse eşdeğer olurdu. Yine de Dünya boyutundaki evrenimizin kozmik hız limitine ulaştığınızda, bu küçük gezinti 100.000 sene sürerdi!

Söz konusu örnek, ışık hızında ilerleyen bir gemi için galaksiyi keşfetmenin sinir bozucu ölçüde yavaş olduğunu gösteriyor ortaya koyuyor. Zira bu şekilde bir yolculuk 100 insan neslinden daha fazla zaman alırdı!

İnsanlık aleminin yıldızlararası ışık hızındaki seyahatine duyduğu bencil arzuyu bir kenara atıp, bunun yerine Güneş sisteminin karşısında dans eden fotonları hayal etseniz dahi, ışık hızı hala pozitif bir biçimde durgun görünüyor. Çünkü Güneş ’ten gelen ışık Jüpiter ’e varmak için dahi 45 dakika, Plüton ’a ulaşmak içinse 5 saatlik bir süreye ihtiyaç duyuyor. Ve elbette ki çıplak gözle gökyüzünü izlerken, kimi yıldızların binlerce seneden daha uzun olan geçmişlerini görmüş oluyoruz. Bu, onların ışığının bize ulaşabilmesi adına katetmeleri gereken bir zaman!

Artık ışığın hızlı olmadığını, tam tersine çok yavaş olduğunu saptadık. Şimdi daha can sıkıcı ve kafa karıştırıcı bir konuya geçebiliriz: Niçin?

Teorik fizikçiler tahminde bulunabilir, gözlemsel kozmologlar ölçüm yapabilir. Ancak bütün öğrenilenler kaçınılmaz bir yanıta götürür: Çünkü…

Teorik fizikçi Gennaro Tedesco, biraz daha ikna edici bir model sundu: “Evrende fotonların bu hızla yayılması için bir sebep yoktur, bu yalnızca böyle olduğu gibidir. Fizik, bir şeylerin sebeplerini ortaya koymak yerine, ispatlanmış modelleri baz alarak nasıl oldukları hakkındaki tahminleri bildirmektedir.”

Tamam, teorik fiziğin genelinde olduğu gibi, yanıt da etkin bir biçimde yanıtsızdır ve hala yavaş bir evrende kapana kısılmış haldeyiz. Ama gelin, vaziyeti kurtarma adına ışığın çok daha hızlı olduğu bir senaryoyu ele alalım. Mesela, ışık hızının bin kat artması durumunda varoluş ne olurdu? Işık hızında seyahat eden bir gemi, 100 seneden daha kısa bir zamanda Samanyolu Galaksisinden ayrılabilir, potansiyel manada yaşanabilir bir gezegene ev sahipliği yapan Alpha Centauri gezisi 2 günden az sürer, geliştirilmiş optik hızlar yardımıyla bilgisayarlar ve ağlar daha hızlı çalışır, uzaktaki medeniyetlerden (dünya dışı) sinyal almamız daha muhtemel olurdu! Ancak ama ancak, bu kez de Güneş ’in sıcaklığı 1.000.000 kat daha yakıcı olurdu. Yani: Pişirilirdik.

Fakat tabii ki bu şekil bir senaryoda, öteki etkenler de değişeceğinden, yaşam da buna uygun koşullar altında kendini biçimlendirecekti. Işık hızı pek çok fizik yasasının içerisinde bulunuyor; bu her şeyin, bu denli kolayca tahmin edilemez bir biçimde değişmesi manasına gelirdi. Yani başka bir deyişle; bu senaryo, şimdiki evrenin farklı bir versiyonu olurdu.

Işık hızının, bizim kendi bakış şeklimize göre olan yorumuyla ‘yavaş’ kalmasını bir yana bırakalım, zira bize sunduğu görelilik teorisi sayesinde çok farklı bir bakış açısı da sunuyor. Her ne kadar 5.000.000 ışık yılı uzaklığa ışık hızına yakın bir hızda 5.000.000 sene gibi bir zamanda ulaşamayacağımıza inansak da, bu sabit duran bir gözlemci için geçerlidir ve seyahat eden kişi, 5.000.000 ışık yılı uzaklığa bir senede bile ulaşabilir. O halde ışık hızına ‘yavaş’ diyebilir miydik? Galiba bir kere daha, ayrıntılı olarak düşünmeliyiz, evren bize oldukça ilginç seçenekler sunuyor gibi. (Bkz. Işık hızının sınırlı olması bir sorun mu?)

okuyucu yorumlarıOKUYUCU YORUMLARI