...Ayna...


.

 Gecenin bir vaktiydi yine yanlızlık kapısını usulca tıklattığında. hoşgeldin yanlızlık dedi içinden. yine zamanını hiç aksatmadan gelmişti. yıllar olmuştu onunla tanışalı. gecenin siyahına yakışan bir esrarengizliğiyle gelip penceresine oturmuştu sessizce. içinden bir düşündü de onunla tanışalı sanırım 5 yıl oluyor. önceleri çok güzel gelmişti. çünkü yanlızlığın varlığı olduğu sürece özlem duyuyordu sevdiğine. vede yanlızlık gidince o geliyordu biliyordu. ama unuttuğu şeyler de vardı. sonradan kader diyeceği hayatın gerçekleri vurunca birden hasretler artar olmuştu. yanlızlık aldatmıştı onu. artık gitmez olmuştu. bekliyordu gitse de ona kavuşsa diye ama olmuyordu işte. ne kadar da ugraşırsa uğraşsın gitmedi. şimdi de odasında ona bakıyordu. yerinden usulca kalktı vede cama doğru yürüdü. biliyordu camı kapatsa da yanlızlığı yine içeriye girecekti. ama kendini bu yalanla kandırmaya çalışıyordu. hani bilirsiniz ya giden sevgili dönmez ama birgün ya dönerse diye yüreğinizde o acı kuşku daima saplı kalır. pencereye geldi ama yanlızlık kaybolmuştu.dışarı baktı gecenin sesini duyuyordu.öten birkac böcek gecenin karanlığını bastırmaya yetmiyordu.şehrin betonu boğucu şekilde olmuştu onun icin.yıldızlara bakmak icin başını cevirdi ama bulutluydu hava.arada bir kaç tane görünüyordu ama onlar da parlak değildi.bu gece eski dostları da onu terketmişti anlaşılan dedi icinden.pencereyi kapatmak icin geri cekildi.kapatırken yüzüne tatlı bir esinti geldi durdu bir an.kapatırsa bu sesleri bile kaybetmekten korktu bir an.hazır yanlızlık gitmişken fırsat vermemeliydi.pencereyi öylece bırakıp geri döndü.birkac şarkı dinler biraz huzur bulurum diyordu.ama hangi kanalı acsa ruhunu parcalayan notalar yükselmekteydi radyo`dan.gecmişi rahat bırakmıyordu.sanki her sözde bir anı her anıda bir gül vede her gülde ise kalbine batan dikenleri hissediyordu.onu da kapattı.odada cevresine bakınmaya başladı.ne vardı onu bu yanlızlıgın pencesinden kurtarabilecek.birden cep telefonunu gördü.hani aylardır arar diye beklediği fakan ondan başka herkesin aradığı telefonu.eline aldı kimi arasam diye düşündü.ama sonra saatin farkına vardı.hem bu saatten sonra kim anlar kim dinlerdi onu.
Sevdiğinin adı hasretti onun icin.gelmeyişi ise de hüsrandı.birden hasretine bir mesaj atmayı düşündü.ama ne yazıcaktı ki.yıllar gecmiş yorgun yüreği artık dayanamaz olmuştu en ufak heyecanlanmalarda bile sızlar olmuştu.şimdi de sızlıyordu. "seni cok özledim! ıyi vede mutlu olmanı diliyorum. unutulsam da unutulmadığını bilmeni istiyorum.sevgımle..." diye yazdı.sonra da gönder tuşuna bastı fakat mesajı gitmiyordu.birkac defa daha denedi fakat ne fayda gitmiyordu.birden gerceği anladı.telinin limiti dolmuştu.yine olmuştu olan.ondan gelebilicek bir cevap sevinciyle atan yüreği yine hüzünle doldu.telini kapatıp yatağın ustune attı.orada kalsın nede olsa en mukaddes sayılacak anında işine yaramamıştı.kimi kimsesi olmayan bir sokak cocuğu gibi hissediyordu kendini.soğugun icinde ac ve acıkta kalmış bir cocuk gibi.
Üşümeye başladı birden titriyordu.camı kapamaya gittiğinde farkettiği iki şey vardı.dışarda koskocaman bir karanlık vardı vede karanlığa karşı koyan bütün sesler kesilmişti.farkettiği diğer şeyse ruzgarın esmediğiydi.onu üşüten yüreğiydi.yine o yanlızlığın parmakları dokunmuştu kalbine.birden gözünde birkac damla yaş belirdi.ağlamayı sevmezdi aynanın karşısına geçip gözünün yaşını silecekti.vede acı gerceği farketti.yanlızlık onunlaydı hiç olmadığı kadar.aynada kendisine bakmadığını hissetti.yanlızlık acı acı gülümsüyordu gözü yaşlı yüzümden kırık kalbime

    Gecenin bir vaktiydi yine yanlızlık kapısını usulca tıklattığında. hoşgeldin yanlızlık dedi içinden. yine zamanını hiç aksatmadan gelmişti. yıllar olmuştu onunla tanışalı. gecenin siyahına yakışan bir esrarengizliğiyle gelip penceresine oturmuştu sessizce. içinden bir düşündü de onunla tanışalı sanırım 5 yıl oluyor. önceleri çok güzel gelmişti. çünkü yanlızlığın varlığı olduğu sürece özlem duyuyordu sevdiğine. vede yanlızlık gidince o geliyordu biliyordu. ama unuttuğu şeyler de vardı. sonradan kader diyeceği hayatın gerçekleri vurunca birden hasretler artar olmuştu. yanlızlık aldatmıştı onu. artık gitmez olmuştu. bekliyordu gitse de ona kavuşsa diye ama olmuyordu işte. ne kadar da ugraşırsa uğraşsın gitmedi. şimdi de odasında ona bakıyordu. yerinden usulca kalktı vede cama doğru yürüdü. biliyordu camı kapatsa da yanlızlığı yine içeriye girecekti. ama kendini bu yalanla kandırmaya çalışıyordu. hani bilirsiniz ya giden sevgili dönmez ama birgün ya dönerse diye yüreğinizde o acı kuşku daima saplı kalır. pencereye geldi ama yanlızlık kaybolmuştu.dışarı baktı gecenin sesini duyuyordu.öten birkac böcek gecenin karanlığını bastırmaya yetmiyordu.şehrin betonu boğucu şekilde olmuştu onun icin.yıldızlara bakmak icin başını cevirdi ama bulutluydu hava.arada bir kaç tane görünüyordu ama onlar da parlak değildi.bu gece eski dostları da onu terketmişti anlaşılan dedi icinden.pencereyi kapatmak icin geri cekildi.kapatırken yüzüne tatlı bir esinti geldi durdu bir an.kapatırsa bu sesleri bile kaybetmekten korktu bir an.hazır yanlızlık gitmişken fırsat vermemeliydi.pencereyi öylece bırakıp geri döndü.birkac şarkı dinler biraz huzur bulurum diyordu.ama hangi kanalı acsa ruhunu parcalayan notalar yükselmekteydi radyo`dan.gecmişi rahat bırakmıyordu.sanki her sözde bir anı her anıda bir gül vede her gülde ise kalbine batan dikenleri hissediyordu.onu da kapattı.odada cevresine bakınmaya başladı.ne vardı onu bu yanlızlıgın pencesinden kurtarabilecek.birden cep telefonunu gördü.hani aylardır arar diye beklediği fakan ondan başka herkesin aradığı telefonu.eline aldı kimi arasam diye düşündü.ama sonra saatin farkına vardı.hem bu saatten sonra kim anlar kim dinlerdi onu.
Sevdiğinin adı hasretti onun icin.gelmeyişi ise de hüsrandı.birden hasretine bir mesaj atmayı düşündü.ama ne yazıcaktı ki.yıllar gecmiş yorgun yüreği artık dayanamaz olmuştu en ufak heyecanlanmalarda bile sızlar olmuştu.şimdi de sızlıyordu. "seni cok özledim! ıyi vede mutlu olmanı diliyorum. unutulsam da unutulmadığını bilmeni istiyorum.sevgımle..." diye yazdı.sonra da gönder tuşuna bastı fakat mesajı gitmiyordu.birkac defa daha denedi fakat ne fayda gitmiyordu.birden gerceği anladı.telinin limiti dolmuştu.yine olmuştu olan.ondan gelebilicek bir cevap sevinciyle atan yüreği yine hüzünle doldu.telini kapatıp yatağın ustune attı.orada kalsın nede olsa en mukaddes sayılacak anında işine yaramamıştı.kimi kimsesi olmayan bir sokak cocuğu gibi hissediyordu kendini.soğugun icinde ac ve acıkta kalmış bir cocuk gibi.
Üşümeye başladı birden titriyordu.camı kapamaya gittiğinde farkettiği iki şey vardı.dışarda koskocaman bir karanlık vardı vede karanlığa karşı koyan bütün sesler kesilmişti.farkettiği diğer şeyse ruzgarın esmediğiydi.onu üşüten yüreğiydi.yine o yanlızlığın parmakları dokunmuştu kalbine.birden gözünde birkac damla yaş belirdi.ağlamayı sevmezdi aynanın karşısına geçip gözünün yaşını silecekti.vede acı gerceği farketti.yanlızlık onunlaydı hiç olmadığı kadar.aynada kendisine bakmadığını hissetti.yanlızlık acı acı gülümsüyordu gözü yaşlı yüzümden kırık kalbim...

127 Görüntüler

Yorumlar