Oysa...

Yorumlar · 441 Görüntüler

Büyük bir kelimedir. Oysa... İçinde açıklama, kırgınlık, pişmanlık, hayret, küskünlük ve daha bir dolu duygu barındırır.Bazen tek başına koca bir paragrafı açıklamaya bile yeter...
"Oysa" dersiniz...
Oysa;
"böyle değildi başlangıçta,"
"beni sevdiğini söylüyordu,"
"başaracağından emindi,"
"çok güveniyordu kendine,"
"yağmur yağmayacak, bir değişiklik olmayacak, verilen sözler tutulacak demişlerdi,"
"burada olacağını söylemişti;"
"yapabilirim, yetişebilirim, toparlayabilirim sanıyordum,"
"çok uzak değil diye düşünüyordum,"
"başka türlü hayal ediyordum,"
Başına getireceğiniz her "oysa" anlaşılır bir burukluk taşımaktadır okuduğunuz şu cümlelerde...
***
Geçen hafta içi, bir sabah vaktiydi. Ansızın, daha gün doğmamışken açıldı gözlerim yatakta. İçimde nasıl başımdan atacağımı kestiremediğim bir sıkıntı vardı.
Oysa gece rahat yatmıştım yatağa. Yorgundum, uykumu almamıştım tam olarak.
Gözlerim açık, yatakta havanın aydınlanmasını bekledim. Dışarıda yağmur vardı. Evin içindeki yan karanlık daha da sıkıştırdı yüreğimi. Hiçbir sebep yoktu böylesi bir iç daralması için.
Kalktım...
Gün başladı.
Yine herkesin bir derdi vardı işte, her günkü gibi...
Bir şekilde ucundan tutmam gereken, içinde durduğum, kıyısına vurduğum...
Telefonlar, notlar, haberler, yorumlar, gelenler, gidenler.
Hesap isteyenler, hesap kesenler, daha çok isteyenler...
Üst üste, usandıran, tam da günün sıkıntısına uygun dünyevi sökükler...
Derken..
Kafamı dağıtayım diye kütüphanemi yerleştirirken telefon etti bir arkadaşım ve "Attilâ İlhan'ı kaybettik" dedi...
***
Ölüm oracıkta duruyor, kapının kıyısında.
Kimine 80 yıllık bir renkli ömür veriyor, kimini yirmisinde alıyor.
Oysa...
Oysa herkes hiç ölmeyeceğini düşünerek yaşıyor.
Bu yüzden hiçbir yere götüremeyecekleri "taşınmazlar" için diş biliyor, tırnak bileyliyorlar.
Bu yüzden hiç sakınmadan nefret ve öfke kusuyorlar.
Bu yüzden sadece kendilerine bakıyorlar, "iç" lerine hiç göz atmadan...
***
Oysa kısacık hayat.
Kendisine verilenin nasıl alındığını anlamıyor bile insan...
Bugün bir düşünsenize; üç ay önce, beş yıl önce, yirmi yıl önce ne düşlemiştiniz?..
Neler kurmuştunuz, ne çiçekler sipariş etmiştiniz ömrünüzün en güzel bahçesi için...

Görüyor musunuz "oysa" ne yaptınız kendinize?

İCLAL AYDIN
Daha fazla..
Yorumlar